Paylaş
Burgazada Kamp ve Gezi Rehberi - İstanbul

İstanbul’da kamp yapılacak yerler arasında bulunan Burgazada, kamp ve doğa sporları yapmak için oldukça ideal bir yerdir. Kamp Yeri keşif ekibimizden Berna Uysal, Burgazada Kamp ve Gezi Rehberi blogunu Kampyerleri.org okurları için kaleme aldı. Peki, Burgazada’da kamp yapmak serbest mi? İşte Burgazada kamp deneyimleriyle ilgili blogumuz.

Biz Burgazada’yı bir sonbahar günü, hafta sonu yaptığımız İstanbul kültür turlarımızın birinde keşfettik. Malum, bir şehirde hem yaşayıp hem de turist olmak pek mümkün olmuyor ve gözümüzün önündeki güzelliklere körleşiyoruz. Bu minik kültür turları hem bizi şehre sanki ilk defa gelmişiz havasına sokuyor hem de çok tanıdık olan yerlerde ilk defa neler keşfedebiliriz merakına sürüklüyor.

Burgazada’ya yolumuzu düşürmek de Büyük Ada’ya gitmeye karar verip yolda fikrimizi değiştirip, “Haydi bir değişiklik olsun, Burgazada küçük ama ona gidelim”, diyerek oldu. İstanbul’dan çok da kopmadan kafa dinlemek isteyenler için bulunmaz nimet Prens Adalar’ı. Hele ki o adalardan Burgazada var ki, tam keşfedilmemiş olmasıyla gönüllerimizin şampiyonu. İstanbullular ve yolu İstanbul’a düşen gezgin dostlar için “Burgazada’da neler yapılır ve Burgazada’da kamp atılır mı?” sorularını sizler için cevapladık.

Burgazada’da Kamp Yapmak Serbest Mi?

Burgazada’da Kamp Yapmak Serbest Mi?

Yurtdışından gelen dostlarımıza da Prens Adaları’nın tamamını gezmeyi öneriyoruz ama yüzmek, sakince vakit geçirmek ve kamp yapmak isteyenler için Burgazada’nın özellikle altını çiziyoruz. Yazın yüzmesi ve kamp atması bir yana, sonbaharda da Burgazada günü birlik gezilerimizde şehrin stresini atmamıza yardımcı oluyor. Özellikle ada sakinlerinin yardımseverliği adayı daha da sempatik kılıyor. Hatta ilk keşfimizde ada sakinlerinden birinin tavsiyesi üzerine yaz döneminde kamp atma kararı aldık. Mehmet Amca’ya selamlarımızı iletiyor ve söylediği taktikler ışığında mis gibi bir kamp tecrübesi yaşadığımızı bildiriyoruz.

İSTANBUL KAMP ALANLARI İÇİN TIKLAYINIZ

Son zamanlarda ada sakinleri ve kampçılar arasında gerilimin arttığına dair bazı haberler çıksa da bunlara çok inanamıyoruz çünkü bizim tecrübelerimiz bunun tersi yönünde. Sorunlar yaşandı mı? Tabii sorunlar yaşandı, hangi kamp mükemmel geçer ki? Hem sorunsuz bir kamp ne kadar eğlenceli olabilir? Biz sadece sorunları çok umursamayan insanlarız, yani gezerken. Gezmenin amacına bağlı olarak sorunu çözüp yola devam etmeyi tercih ediyoruz. Sizler de bizim gibi düşünürseniz yola devam etmemek için engel tanımazsınız ve en güzel tecrübelerinizi bu “yolda” edinirsiniz. Hem en güzel hem en eğlenceli hem de en unutulmaz… Bizler keyfimizin dibine ekmek banmayı seviyoruz ve sizler aramıza hoş geldiniz. Bize en keyif veren şeylerin başına “gezmek” fiilini koyuyoruz ve tüm dostlarımıza da tavsiye ediyoruz. Üstelik bunu öyle “ucuza” mal ediyoruz ki, sırlarımızı sizlerle paylaşınca bizimle beraber eğleneceğinizden hiç şüphe duymuyoruz.

Burgazada Hakkında Bilgi

Burgazada, İstanbul’a şehir hatları vapuruyla 1 saat 15 dakika mesafede konumlanmış, Prens Adaları’nın ikincisi. Kınalıada’dan hemen sonra, Heybeli’den de önce. Bu iki yeşil adanın ortasında kalmış Burgazada; denize sıfır yürüme yolu, kendine has yeşili ve diğer adaların manzarasıyla gönüllerimize taht kurdu. Hatta İstanbul’u uzaktan görüp biraz içlenmedik değil. Her tarafı bina, bembeyaz bir bulut gibi çökmüş yapılar İstanbul’un üstüne. Uzaktan hala çok güzel, orası ayrı. Bizi hüzünlendirdi belki bu görüntü ama hayatımızdaki en güzel günbatımını yakalayınca hüzünlerimiz yerini mutluluğa bıraktı. Tabii çadırı atacak yer bulunca da değmeyin keyfimize. Çadırımızı atmak için ormanla içiçe olmayı seçtik. Bu vesileyle adadaki meşhur kızılçam ormanına keşfe çıkmayı tavsiye ediyor ve yine ada sakinlerinden çok tatlı bir amcanın bahsettiği üzere iskelenin hemen karşısında yer alan Avusturya Lisesi’nin binalarını gözlemliyoruz. Adada, bir dönem burada yaşamış olan Sait Faik Abasıyanık’a adanmış bir müze de bulabilirsiniz.

Burgazada’ya Nasıl Gidilir?

Adaya şehir hatları vapurlarını kullanarak ulaşabilirsiniz. Eminönü, Bostancı ve Kadıköy’den olmak üzere farklı tariflerle seferler yapılmaktadır. Yaz ve kış dönemlerinde sefer saatleri değişiklik gösterdiği için güncel bilgileri yakalamakta fayda var, sitelerin çok işlevli olduğunu söyleyemeyeceğim. Ama yaz döneminde vapurların Eminönü’nden 1 buçuk saat aralıklarla hizmet verdiğini belirtelim. Bazen ek sefer de koyuluyor. TURYOL ise Burgazada’ya sefer yapmıyor. Bunu belirtelim ki bizim yaptığımız gibi TURYOL’dan bilet alıp sonra “üç maymunu oynayarak” iade etmeye gerek duymayın.

Burgazada Madam Martha Koyu’na Ulaşım

Burgazada’da Kamp Yapmak

Öncelikle altını çizerek belirtmeliyiz ki adada ateş yakmak yasak. Bununla ilgili tabelalar da mevcut. Biz bunu öngörmeyerek sadece 1 akşamlık mini kamp için yanımızda konserve götürmüştük. Ateşe ihtiyacımız olmadı ki bunun yasak olması bizi memnun da etti.

Burgazada’da kamp yapmakla ilgili güncel bilgilere ulaşamayarak yola koyulduk. Kimi haberlerde çadırlara saldırı, kimisinde polis baskını gibi uyarılar vardı. Bu haberlerin tarihleri de çoğunlukla ya geçen seneye (2018) ya da 2016 yılına aitti. Gidip kendimiz deneyimlersek ve tecrübelerimizi paylaşırsak daha faydalı oluruz diye düşündük ve işte başlıyoruz.

Burgazada’da kamp atmak için biz Madam Martha Koyu’nu tercih ettik. Çok naif çocuklar olduğumuz için, bu koya ait hüzünlü hikaye bizi daha da çekti yoksa “ücretsiz konaklama ihtimalimizin olması” düşüncelerimizi hiç etkilemedi. Burgazada’yı ilk keşfimizde hızır gibi yetişen Mehmet Amca bize aynen şöyle demişti:

“Akşam 8’den sonra Madam Martha Koyu’nun üst taraflarında kampınızı atın, kimse de bir şey demez, bedavaya kalırsınız. Erken saatlerde çadırınızı kurarsanız, jandarma gelir çadırınızı toplatır. Ertesi gün de çadırınızı jandarma gelmeden erkenden toplayın”.

Bizler büyüklerimizin sözlerini dinlediğimiz için Mehmet Amca’nın dediği gibi, iskeleden sağa döndük. İskelenin hemen karşısındaki marketten 5 litrelik suyumuzu almayı unutmadık, çünkü amacımız sağanak yağış ihtimaline rağmen Madam Martha Koyu’ndan denize girmekti. Denize sıfır yürüyüş yolunu takip ederek hedefimize vardık.

Yolu dümdüz takip ettiğinizde Madam Martha Koyu tabelasını görüyoruz ve usulca patikadan aşağı doğru kıvrılıyoruz.  Biraz indikten sonra birkaç çadır görüyoruz ve rahatlıyoruz. Kendimize mükemmel bir nokta belirleyip güneşi bu noktada batırmaya karar veriyoruz. Denize sıfırız, önümüzde koy, ağaçların içindeyiz, sol ve sağ taraflarımızda adalar manzarası, İstanbul’a hem bu kadar yakın olup hem de nasıl bu kadar uzak olabiliriz bunu tartışıyoruz. Özetle, keyfimizin dibine ekmek banmaya başlıyoruz. Kaşif karıncalar içimizde gezindiğinden koya iniyoruz. Sağa ve sola olmak üzere minik bir keşfe çıkıyoruz. Çakıllarla kaplı sahilde çok insan yok. Ağustos olmasına rağmen meteoroloji sağanak yağış gösterince insanlar pek kalkışmamışlar gelmeye. Sağ tarafa doğru buruna yaklaşıyoruz ve havanın adanın diğer tarafında nasıl bu kadar değişmiş olduğuna hayret ediyoruz. Çünkü bizim bölgede hava çok sakin. Normalde bu burunda atılmış olan çadırlar olmalı diye düşünmeden edemiyoruz. Zemin toprak ve çakıl kaplı sahilden daha konforlu bir çadır atma alanı olabilir. Sadece birkaç abi çadırlarıyla bu burunda konumlanmışlar. Keyiflerini bozmadan usulca geri dönüyoruz. Yolumuzun üstünde bir baraka görüyoruz. 1-2 şezlong ve şemsiye de var. Çok kurcalamadan çadırımızın yanına yollanıyoruz.

Burgazada’da Kamp Yapmak

Sorunsuz Kampa Kamp Denmez

Aradan 20 dakika geçiyor, güneş batmaya başlıyor. Öyle keyifliyiz ki bu keyif nasıl bozulur derken barakada gördüğümüz genç arkadaşımız bize yaklaşıyor ve “Burada kamp atmanın ücretli olduğunu biliyor muydunuz? Kişi başı 30 lira” diyor. Önce anlam veremiyoruz ve tabii ki bunu bilmediğimizi çünkü herhangi bir işaret ya da levhayla karşılaşmadığımızı söylüyoruz. Alanda çit yok, alan çevrili değil. Elektrik sahilde yani bizim çadır attığımız yerin çok altında lambalar var. Güvenlik yok. Tuvalet de barakadaymış. Adamlar hizmet vermiyor ama para istiyorlar. Gerçekten çok ilginç. Bunların cevabını aldıktan sonra çadırımızı toplamaya karar veriyoruz. Bu arada, unutmadan, güvenliği oradaki “arkadaşlar” sağlıyormuş. Arkadaşlarla çok karşılaşmak istemiyoruz ve kendimize başka bir nokta belirlemek üzere yola yakın üst taraflara yollanıyoruz. Noktamızı buluyoruz, çadırımızı taşımamız 10 dakika sürmüyor ve yeni yerimizde huzura kavuşuyoruz.

Bunun dışında meteorolojinin gösterdiği sağanak yağış gece boyu bizi darlamasa da kampımızın ertesi günü bizi vuruyor ve hayatımızda hiç ıslanmadığımız kadar ıslanıyoruz. Korku filmlerinde olur ya, denizin üzerinden bir köpürtünün geldiğini gördük. Geldi, geldi ve ıslandık. Her şey çok kısa bir sürede gerçekleşti. Çadırımızı toplamıştık ama açıp altına saklandık, zaten çoktan sırılsıklam olmuştuk. 15-20 dakikalık yolu yürüyemedik, yürüme yolu üzerinde sığınacak hiçbir yer bulamadık. Fazlasıyla ıslak bir tecrübeydi, gülümseyerek hatırlıyoruz. Tavsiyemiz, hava durumunda en ufak bir yağış ihtimali gördüğünüzde kamp atma fikrinden vazgeçmeniz. Çünkü sığınacak herhangi bir yer bulmak mümkün değil.

Burgazada’da Trekking

Burgazada yürüyüş yolu konusunda fakir olmasına karşın denizin yanından yürümenin keyfine varmak için ideal bir yer. Adanın patikalarını ve yollarını takip ettiğinizde keşif yapmak çok kolay. Kısa sürede gezmeyi tamamlayabileceğiniz bu adada dolanırken karşınıza öyle güzel manzaralar çıkacak ki tadına doyamayacaksınız. Naçizane tavsiyemiz alabildiğine yürüyün. Bu küçük adada elbet yolunuz denize varacak.

Madam Martha Koyu Kamp Alanı
Görsel Kaynağı: http://blog.tanerkandemir.com

Burgazada’da Neler Yapılır?

Bizim tercihimiz hiçbir şey yapmadan, İstanbul’dan uzaklaşmaktı ve amacımıza ulaştık. Bunun dışında doğa yürüyüşleri için çok keyifli bir lokasyon. Kamp atma amacıyla gittiğimiz için doğada piknik fikrini de zaten benimsemiştik. Güneşin böyle güzel batacağını düşünmeden sohbetimizi keyiflendirsin diye şarabımızı da çantaya atmıştık. Hem minik pikniğimiz hem de keyifli sohbetimiz adadaki kamp deneyimimizi daha da güzelleştirdi. Bunun yanında hiç jandarma ya da polis görmedik. Yani jandarma arabasının turladığını gördük o kadar. Koyda ya da koya yakın ormanlık alanda konumlanmış çadırlara da herhangi bir baskın olmadı ya da toplama uyarısı yapılmadı. Belki hava yağışlı gözüktüğünden kimsenin kamp atmaya gideceğini beklemiyorlardı, onları gafil avlamış olabiliriz.

Burgazada Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  • Telefon çekiyor mu?
    Evet, sorunsuz. Halen İstanbul sınırları içindeyiz.
  • Market var mı?
    İskelenin hemen karşısında marketler, kafeler, kahvaltıcılar ve yemek yiyebileceğiniz yerler mevcut.
  • Tuvalet var mı?
    Kamp alanında tuvalet mevcutmuş ancak ücretli ve bununla ilgili tek bir tabela bulunmamakta. Hiçbir şekilde ücret bilgisi paylaşılmamış kamp alanına kişi başı 30 lira ödemeyi reddettiğimiz için biz tuvalet görmedik.
  • Elektrik var mı?
    Madam Martha Koyu’nda oradaki işletmenin çekmiş olduğu aydınlatma vardı. Biz sonradan kamp yerimizi değiştirip yola yakınlaşınca bu sefer de sokak lambası bütün gecemizi aydınlattı.
  • İçme suyu var mı?
    Herhangi bir sokak çeşmesi yok ama koy markete yürüyerek 15-20 dakika olunca içme suyu sorunu yaşamadık.

INSTAGRAM HESABIMI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Burgazada kamp deneyimimle ilgili yazacaklarımın sonuna geldik. Burgazada ile ilgili merak ettiklerinizi ve eklemek istediklerinizi yorum kısmından ekleyebilirsiniz. Doğayla kalın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.