Paylaş

Van’a yolunuz düşerse -ki kesinlikle düşmeli- doğal güzelliği ile tarihi iç içe geçmiş, görülmesi gereken yerlerin başında geliyor Akdamar Adası. Van Gölü’ndeki dört adadan en büyüğünün olması ve zengin tarihi geçmişiyle bizim kaynaklarımızda olduğu gibi batı ülkelerinin de arşivlerinde önemli bir konuma sahip.

Efsaneye göre; vakti zamanında bu adada yaşayan Ermeni baş keşişin, güzelliği dillere destan Tamar adında bir kızı varmış. Adanın çevresindeki köylerde çobanlık yapan bir genç bu kıza âşık olmuş. Genç çoban Tamar’la buluşmak için her gece adaya yüzer, Tamar ise her gece, karanlıkta yerini belli etmek için onu bir fenerle beklermiş.

Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına inmiş ve gence fener yakmış. Sevdiğinin haberi zanneden genç hemen suya atlamış. Kızın babası sürekli yer değiştirerek genci bir oraya bir buraya yüzdürüp, gücünü yitirmesine sebep olmuş.

Yüzmekten gücünü yitirip, yorulan genç çoban boğulmuş ve boğulmadan önce son nefesiyle “Ah Tamar!” diye haykırmış. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakmış. O günden sonra ada Ah Tamar! ismi ile anılmaya başlanmış. Söylene söylene ‘Akdamar’ olmuş sonraki zamanlarda.

Adada bir kilise bulunmakta. Eskiden beri Van bölgesinde yaşayan Ermeni azınlığı 650’li yıllarda kısa bir süre içinde Van çevresinde bir krallık kurmuş ve İslam İmparatorluğu’na tabi olmuşlar. Hıristiyan sanatının mühim bir eseri olan ve adayla aynı adı taşıyan Ermeni Aziz Haç Kilisesi (Akdamar Kilisesi) 915-921 tarihleri arasında Vaspurakan Kralı I.Gagik tarafından Keşiş Mimar Manuel’e yaptırılmış. Dört yapraklı yonca şeklide haç planında yapılan kilisenin batı ve güney olmak üzere iki kapısı var. Kilisenin dış kabartmalarında İncil ve Tevrat’tan alınan dini konuların yanında dünyevi konular, saray hayatı, av sahneleri, insan ve hayvan figürleri tasvir edilmiş. 1131 yılında manastıra çevrilmiş, 1895’e kadar bu yöredeki Ermeni Patrikliğinin merkezi olmuş.

AKDAMAR ADASI’NA NASIL GİDİLİR?

Akdamar Adası’na gün boyunca tekneler ile ulaşım sağlanabiliyor. Biz arabayla Tatvan’dan Gevaş-Akdamar iskelesine geçtik. Van merkezden de Gevaş minibüsleri ile buraya gelmek mümkün. Teknenin ücreti gidiş-dönüş kişi başı 15 TL, öğrenci 10 TL. Teknelerin kalkış saati yok, doldukça hareket ediyor. Adaya müze kart ile ücretsiz girebiliyorsunuz. Kartı olmayanlar için ise giriş 10 TL.

Mini bir işletme mevcut, sıcak soğuk içecekler servis ediliyor. Bizim önerimiz kesinlikle en az 2 saatinizi ayırın bu güzel adaya. Yöre halkından buraya pikniğe bile gelmiş olanlar vardı. Tabi ateş yakmıyorlar sadece örtülerini sermişler yanlarında getirdikleri yiyecekleri atıştırıyorlardı.

Buraya bahar öyle güzel yakışmış ki, çiçeklerle dolu patikalarda dolaşmak, adanın bir o tarafına bir bu tarafına yürüyüş yapıp farklı açılardan göz ziyafeti çekmek, çayınızı kahvenizi yudumlayarak manzarayı izlemek, tadına doyum olmayacak cinsten bir deneyim olabilir. Özellikle nisan ve mayıs aylarında giderseniz çiçek açmış badem ağaçları ve kuş cıvıltıları gezinize eşlik edecektir.

AKDAMAR ADASI’NIN HARİTASINA AŞAĞIDAN ERİŞEBİLİRSİNİZ 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here