Paylaş

Yine Samsun kesitiyle karşınızdayım. Çünkü canım Samsun. Bilen bilir Samsun’da okuyordum zaten. Neyse yaz tatilinde kuzenimi gezdirmek hem de okul işlerimi halletmek için kalk gidelim dedim tamam dedi ve yola çıktık. Evet Samsun’u biliyordum hem de her yerini ama bu sefer bir sorun vardı kalacak yerim yoktu kimi aradıysam “Kanka yaaa.” ayağı yaptı neyse olsun dedik ve Samsun’a varmıştık. Akşama kadar neredeyse 50 kg olan çantalarımızla sahilde dolaştıktan sonra ümidimizi kaybetmişken arkadaşımız ben Samsun’a dönüyorum çadırda kalırız demesiyle kendimize yer seçmeye başlamıştık bile. Bu arada çantaları da sağolsun Kamil Koç turizmdeki amcayla kanka olduğumuz için oraya bırakmıştık bu arada çok güzel vakit geçirdik Samsun Atakum sahili özellikle yaz aylarında çok canlı ve çok güzeldir.

Denize girdik, gezdik sonra arkadaşımızla buluşup efsane köşe bulup oraya çadırımızı attık. Samsun Atakum da kafanıza göre çadır atabilirsiniz bu da buraya bir not olsun. İnanılmaz gün batımı eşliğinde sohbet muhabbet derken sabahlamaya karar verdik ve benim için bir ilk olan gece denize girdik hava hafif ediyordu bir de ben çok üşüyen bir insanımdır kendimi sıktım kesin çok soğuktur diye ama denize girmemle sabahki denizden bile sıcak olduğunu hissetmek efsane güzel bir duyguydu ama karanlığın 158 tonundan korkmadım değil sağolsun arkadaşlarda su şakaları ile çok eğlendirdi beni 😀 Daha sonra sohbetimize çadırda devam ederken bi anda uykumuz geldi bu arada sürekli kusan kuzenim buradan selam olsun her tarafa kusunca yatacak yer kalmasa da 🙂 bir şekilde uyuyacaktık fakat bir sorun daha vardı kuzenimin klostrofobisi var hava da biraz serin olunca çadırın giriş yerini ve pencereyi kapatmak istedik ama kendisi bunu yaptırmayınca biraz donduk ne kadar yaz olursa olsun geceleri soğuk oluyor malum. O uyur kapatırız dedik neyse kuzenim uyudu biz de kapattık fermuarları.

Bu arada sabah gün doğumunu izlemek için ben alarm kurdum o sabah dalgaları eşliğinde kızılımsı gökyüzünü izlemek dünyanın en güzel manzarası çünkü. Sabah 6 ya doğru köpek sesi geldi çadırımızın içinde gibi kuzenimde bu sese uyandı bi anda her yerin kapalı olduğunu görünce çıldırdı ve paniğe kapıldığı için çadırı yırttı kendileri 😀 o anı size anlatmak isterim ama maalesef olmuyor şöyle diyeyim sadece çadırda ayağa kalkması yetti çünkü kendisi zaten uzun birisi. Derken köpek sesine bakıp ağlamaya başladı ve uyku sersemi o kadar korktum ki meğer köpeğin arkasından motorlu bir adam yanaşmış ondan korkmuş adam da balığa çıkacakmış köpek sizle kalabilir mi diye sordu bu arada köpek o kadar müthiş bir köpekti ki. Kuzenim ağlama krizinden sonra dışarıda uyudu tabi.

Sonra alarm çaldı ve o anın müthişliğini görünce herkesi uyandırmaya çalıştım ayaklarından tutup denize bile sürükledik ama bir arkadaşım hariç diğerleri uyanmadı o anın tadını çıkarayım derken kuzenim ve arkadaşların çadır etrafındaki kusmuklarını görünce rezil bir durum yaşayınca tadını çıkaramadım ama yine de savaştım o anla. Sabaha çok garip başlasam da güneşin vücudumu ısıtmaya başladığı an tekrar o sessiz o yumuşak denize girmek o kadar rahat vericiydi ama bir o kadar da soğuktu. Bu arada bütün eşyalarımız kumlu ve ıslaktı biraz ıslak köpek gibi kokuyorduk durum gittikçe garipleşirken bir de yanımıza dayılar geldi denize girmeye bu arada bizimkiler o anların tadını çıkarmak yerine öğlene kadar uyudu😀

Kuzenim bir gece daha dayanamayacağını söyleyince mecburen evde Samsun maceramıza devam ettik. Samsun’da istediğiniz gibi kamp yapın ama en güzeli Kurupelit Limanının yanındaki boş kum yer arkadaşlar gizli yerimizi de açıklasam da gerçekten bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. O yüzden ay bu yok burada yatamam bu olmaz gidecek yerim yok demeyip sadece gidin bir şekilde bir yolunu bulacaksınız. Samsun’a aşık bir Bahariko’dan anıydı bu da.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here