Paylaş

Pokut Yaylası, Rize ilinin, Çamlıhemşin ilçesinde bulunan bir yayladır. Çamlıhemşin’den 1,5 – 2 saatte ulaşılabilmektedir. Ulaşım araba ve yaya olarak sağlanabilmektedir. Pokut Yaylası’na çoğunlukla; Ortan Köyü, Konak Mahallesi halkı gitmektedir. 1800 m’den sonra ağaç türlerinin yetişmemesine rağmen, Pokut Yaylası Karadeniz yelini aldığı için burada ağaç yetişmektedir. Diğer yaylalarda 1800 metreden sonra ağaç türüne rastlanılmaz. Pokut Yaylası’ndan; Hazindak ve Sal yaylasına geçilebilir.

@KAMPYERİ SAYFAMIZI INSTAGRAM’DA TAKİP EDİN !

Sal ve Pokut yaylalarının kelime anlamları da şöyle; Sal-Düz, Pokut-Yokuş demekmiş. Yaylalara gidildiğinde bu farklılık gözle görülmekte.

 

Pokut Yaylası’na Nasıl Gidilir

Pokut Yaylasına Çamlıhemşinden Şenyuva’ya oradan da Pokut Yaylası tabelasından yukarı doğru gidiliyor. Aracıyla gelenler; Çamlıhemşin Çinçiva Kahve’nin hemen ilerisinde yer alan Pokut Yaylası tabelasını takip ederlerse 12 km. sonra yaylaya varabilir. Şenyuva’da erzaklarımızı, çantalarımızı ve tüm hazırlıklarımızı yaptıktan sonra yayla yoluna doğru adımlandık. “Nasıl otostop çekeriz acaba kim bizi alacak?” diye kendi aramızda konuşurken yayla yolu başında iki kız arkadaşla karşılaştık. Kızlarla daha tanışalı 15-20 saniye olmuşken karşıdan gelen tur aracına otostop çekmekteydim. “Araç durdu ve beraber misiniz?” sorusuna “Evet beraberiz yanıtını verdik.” Ardından araca binip yukarı çıkmaya başladık. Alan kişi Organik Adam ismiyle bilinen Mustafa’ydı.

3 Temmuzda Bursa’dan çıktığımız yolda 21. günümüzdeydik ve yüzlerce insanla tanışmıştık. Tanıştığımız bu insanların arasına yenileri eklenmeye devam ediyordu. Güzel muhabbetler, eğlenceli dakikalar, geçirdiğimiz o 21 günü insanlara anlattığımızda da hayret dolu gözlerle bizleri izlemekteydiler. Nasıl dayanabildiniz ve nasıl başarabildiniz ? sorusunu her zaman duyduğumuz için bu soruya cevap vermek o kadar da zor olmadı. İnsanlara bir kez daha doğanın bu kadar mükemmel olduğunu anlatma fırsatı bulmuştuk ve bizi o kadar iyi anlamışlardı ki tepkileri bile biz hayran bırakmıştı.

Tur aracıyla ilk önce Sal Yaylası’nda inip burayı gözlemledik. Çok sis vardı ve manzarayı net sezemiyorduk. O yüzden muhabbet etmenin ve ısınmanın daha mantıklı olduğunu düşündük. Organik Adam bizi Sal Yaylası’nın çobanı olan Pilunç Çay Evi’nin sahibi olan Kadir Abi’yle tanıştırdı. Kadir Abi’nin muhabbeti oldukça candan ve bir o kadarda sıcaktı. Sal Yaylası’nın habitatını korumakta kendini adamış bir insandı Kadir Abi ve mücadelesini vermeye sonuna kadar devam edecekti. Rize de çoğu yayla satılmaya ve bozulmaya doğru yol alırken Sal ve Pokut yaylası habitatını korumaya kendilerini bir görev bilmiş insanlar hala mevcuttu. Kadir Abi Sal Yaylasında çadır kurmaya izin vermezken Pokut Yaylası’nda Yaşar Abi’ye danışmamızı rica etti. Bizde bu güzel insanın sözüne sadık kalarak Yaşar Abi’yi bulacağımızı söyledik. Sal Yaylasında güzel vakit geçirdikten ve doğallığın tadını havadan ve yerli insanlardan aldıktan sonra Pokut Yaylası’na doğru adımlandık.

 

Pokut Yaylasıyla Sal Yaylası arasında araçla 10 dakika, yürümeyle 30 dakika bir mesafe mevcut. Toprak ve taşlı yol olduğu için araçların biraz zorlanmaları çok normal.

Pokut’a geldiğimizde Turla bir süre ayrılıp Yaşar Abiyi Bulmaya gittik ve gördüğümüz ve karşılaştığımız ilk insan kendisiydi. Selam kelam tanışma derken bize çadır kuracağımız yeri gösterip kendi işine dönmesi gerektiğini söyleyip ancak akşam mutlaka çayımı içmeye gelin demeyi de ihmal etmedi. Bizde çadırlarımızı Kadir Abinin dediği yere Yaylayı tam yukarıdan gören yere kurduk. İşimiz bittikten sonra Yaylalara geldiğimiz Tur aracındaki insanlarla muhabbet etmeye başladık. Yayla yolunda karşılaşıp tanıştığımız Eda ve Ceren arkadaşlarımıza erkenden veda etmek zorunda kaldık. Onların dönmesi gerekti ve çok geç olmadan aramızdan ayrıldılar. Ancak muhabbetimiz çok içten olmuş ki bizi Artvine gelirseniz mutlaka arayın dediler. Tanıştık, görüşlerimizi aldık ve güldük eğlendik derken akşam oldu ve gruptan ayrıldık.

Yaşar Abiyle  Pokut Yaylasında bulunan Dağ Evinde buluşup beraber çay içtik derken  muhabbetinde belini kırmayı ihmal etmedik. Geç oldu ve çadırlarımıza geçtik. Pokut Yaylasında iki gece kaldık ve bu iki günde bir sürü insanla karşılaştık, tanıştık. İki çadırla başladığımız Pokut serüveninde ikinci gün toplam on beş çadır oluvermişti. Güzel bir kamp hatırası ve farklı farklı insanlarla tanışmak herkesin ve en çokta bizim çok hoşumuza gitmişti. Islak giyecekleri kurutacak ateş bile yakmıştık.

Pokut Yaylasında 3.güne uyanmıştık. Sabah güneşi bizi bizden almıştı. Biraz güneşi izledikten sonra toparlanmaya başlamıştık. Eşyalarımızı topladıktan sonra kahvaltımızı hep birlikte yapıp herkese selam verip Sal ve Pokut Yaylası serüvenimize son verecektik. İnsanların şehirdeki mücadelelerine rağmen Kadir Abi’nin ve Yaşar Abi’nin mücadeleleri bizi daha çok etkilemişti. Bu mücadeleyi görünce mühendis, mimar, doktor veya avukat olmaktan çok çoban olmak bana daha çok cazip gelmekteydi. Çünkü Doğadaydı ve daha Doğaldı. Doğadan ve doğallıktan uzaklaşmayın efenim…

 

Paylaş
Önceki İçerikGideros Koyu Kamp Alanı ve Gezi Rehberi
Sonraki İçerikSinop Erfelek Tatlıca Şelaleleri Kamp ve Gezi Rehberi
Necati Gök
Öğrenci ve yazar. 30 Nisan 1993'de Bursa'da doğdu. Bursa Ertuğrulgazi Lisesini bitirdi. Giresun Üniversitesi RTV bölümünden Ön lisans olarak mezun oldu. Girne Amerikan Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema bölümünde Lisans olarak devam etmektedir. Hayatını Doğaya ve Doğallığa adamıştır. Lise yıllarından beri yazarlık yapan Gök, ileride Senarist ve Yönetmen olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

1 Yorum

  1. Yolunuz açık kampınız bol olsun. Bizde esimle 27 Eylül’den sonra İstanbul’dan Trabzon ordan 2,3 gun Gürcistan daha sonrada yaylalara gidicaz Aracımız yok evimiz sırtımizda kamp yaparak gezicaz sizden ricam Karadeniz yaylarda (aracınız yoksa) ulasım yaylarda kamp imkanı nerelere çadır kkurbiliriz öneri ve bilgilerinizi paylaşırsanız çok memnun oluruz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.