Paylaş

Bu yazıda tarihini de anlatabilirdim bu şehrin, Ulu Camii’nin, On Gözlü Köprü’nün ama onları zaten bulabilirsiniz saya saya bitiremem bu yerleri o yüzden hissettiklerimi anlatmak istedim bu şehirle ilgili…

Öyle bir yer ki Diyarbakır haberlerde gördüklerinizin ötesinde aslında sizden bir parçaymış gibi, ben dönerken evimden ayrılıyormuşum gibi hissettim son gidişimde…

Evet belki şimdi gittiğinizde o Surların tepesine çıkamayacaksınız, belki Dört Ayaklı Minare’nin sokağına giremeyeceksiniz ama Diyarbakır hala büyüleyici atmosferi ile hem göze hem kalbe hitap ediyor. Sokaklarında yürürken bu topraklarda neler yaşandığını merak edeceksiniz, anlamadığınız bir dilde bir şarkıyı, ağıtı dinlerken (özellikle Dengbej evinde) acaba ne anlatıyor diye düşünecek ve en sonunda Dicle’ye bakıp ben neden bu kadar efkarlandım ki diye iç geçireceksiniz.

Herkesin hayatında bir kere de olsa gidip görmesi, havasını soluması gereken bir şehir Diyarbakır’a selamlar olsun 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.